24 Şubat 2014 Pazartesi

Yabancı Sınırı ve #Basketbolsuzluk

Bu, gerçekten sinirle kaleme alınmış bir tepki yazısıdır. Hedef kitlesi Türk basketbol severler, hedefi direk Türk basketbolculardır. Sadece basketbolumuz değil, Türk sporunun en önemli sorunlarından biri olan yabancı sınırı ve bu sınırı korumak için birlik olmaya çalışan sporcularımıza yapılan bir sitemdir.

Geçtiğimiz günlerde kulüpler, Türkiye Basketbol Federasyonu'na ülkemizde uygulanan yabancı sınırı uygulamasının değiştirilmesi için başvuruda bulundu. Bildiğiniz gibi Türkiye Ligi ve Kupası'nda aynı anda sadece 3 yabancı oyuncu sahada kalabiliyor. Önerilen değişiklik, bu kuralın kaldırılması yönünde.

Bu isteğin gündeme gelmesinin ardından Türk basketbolcular, sosyal medya üzerinden #basketbolsuzluk etiketiyle başlatılan bir kampanya ile basketbolumuzun olumsuz etkileneceği ve altyapıdan oyuncu yetişmeyeceğini öne sürerek yabancı sınırının kaldırılmaması gerektiğini savunmaya başladılar. Şimdi onlardan birkaçının ne söylediğini paylaşıp kendi düşüncelerime geçeceğim.


Emre Bayav, İTÜ altyapısında basketbola başlayıp, genç yaşta büyük umutlarla Kızılyıldız'a gitmişti. Orada dikiş tutmayınca memlekete dönmüş ve Efes tarafından pilot takım Pertevniyal'e kiralanmıştı. Alt yaş kategorilerinde milli olan Bayav, Karşıyaka, Darüşşafaka, Aliağa Petkim, tekrar Karşıyaka'da oynadı, bu sene de Royal Halı Gaziantep forması giyiyor. Yabancı sınırının kalkmasına çok tepkili kendisi. Peki kendisine soralım o halde, günümüz basketbolu için değerli özelliklere sahipsin, 2,12 boy, yumuşak eller... Neden bir yerde değişmez oyuncu olamadın? Bugüne kadar ne ekledin oyununa? Savunmanı geliştirmen gerektiği söylendi yıllarca, geliştirdin mi? İyi ribaundçu olamadın bir türlü, neden? Şutun istikrarlı mı? Sırtı dönük oyunun var mı? Sen bu yabancı sınırı sayesinde yattığın yerden para kazanıyorsun, neden kendini geliştiresin değil mi? Heh, ben de onu diyorum(!) Emre Bayav bu sezon 12 dakika ortalama ile 3.6 sayı, 3.1 ribaund gibi rakamlar yakaladı. Yabancılar olmasa kim bilir ne yapacaktı(!) (Önündeki uzunlar da Ante Tomic, Nikola Mirotic filan olsa gam yemeyeceğim)


Barış Güney direniyormuş. Kendisi Fenerbahçe altyapısından A takıma çıktığında ne kadar ümitle kendisini beklediğimi bir bilse, bugünkü halinden utanırdı büyük ihtimalle. Dün gibi hatırlıyorum, fiziksel olarak güçlü, atlet, topa iyi baskı yapabilen genç bir oyuncuydu. "Hücumunu geliştirirse çok önemli oyuncu kazanırız. Şimdilik çok kötü dış şut atıyor ama geliştirebilir" diye sadece ben düşünmedim büyük ihtimalle. Sevgili Barış, hala üç sayı atamıyorsun, nasıl olacak? "Bo McCalebb da atamıyor" dersen ben de sana "Bo McCalebb, Partizan'ı tek başına Euroleague Final Four'una taşımış, Macaristanı Avrupa 4.'sü yapmış oyuncudur. Sen hangi takımını nereye taşıdın bugüne kadar?" diye sorarım. Ne cevap verirsin?


Barış Erlim profesyonel basketbolcu imiş. Saygısızlık etmek için söylemiyorum, henüz kendisini sahada görmedim. Yabancı sınırının kalkmasına karşı çıkıyor.

Yiğitcan Turna, Banvit altyapısından yetişmiş ve A takımda da denenmiş bir oyunkurucu. Basketbolumuzun en büyük ihtiyaçlarından biri Türk oyunkurucu olduğu için sabırla şans verildi kendisine. Yıllardır oyunu bir adım ileri gitmedi, yabancı sınırının kalkmasına karşı çıkıyor. Şu an Royal Halı Gaziantep'te 4.2 sayı ve 1.2 asist ortalamalarıyla oynuyor #Etkileyici

Ogün Sevinç'i, Ömer Aşık'ın formasını giydiği Alpella'dan hatırlarsınız. İyi bir şutör geliyor diye sevinmişti bütün basketbol camiası. Sonra Alpella, Trabzonspor'a satıldı ve Ogün de ikinci ligde Trabzon forması giymeye başladı. Şu an Uşak Sportif kadrosunda yer alıyor. Wikipedia'da kendisiyle ilgili "isabetli üç sayılık atışlarıyla dikkat çeker" yazılmış. Bu sene Uşak formasıyla toplamda 5/29 üçlük atmış ki %17'ye tekabül eder. Roy Hibbert da 29 tane denese 5 tane sokar bence. Ama bu yüzdenin sebebi yabancı sınırı...

İlkan Karaman istikrarla kendini geliştiren ve Euroleague takımlarımıza ransfer olmuş bir oyuncu. Neyden çekindiğini anlayamadım. Yabancılarla rekabet edemeyecek bir oyuncu musun İlkan?

Kartal Özmızrak kardeşim, Beşiktaş bir ton sakatlık yaşadı senin pozisyonunda, kaç dakika süre alabildin? E savunduğun yabancı sınırı duruyor, neden şans verilmedi acaba?

Sizler Türk basketbolunun geleceğini filan düşünmüyorsunuz basketbolcu arkadaşlar! Siz, kolay paranın peşindesiniz! Yabancı sınırı olduğu için -sahada en ufak bir şey vermeseniz bile- takımlar size muhtaç. Kenarda otura otura ciddi paralar kazanıyorsunuz. Ekstra çalışma, oyununu geliştirme gibi kavramlar size çok "yabancı". Ödünüz kopuyor yabancı sınırı kalkacak da aç kalacaksınız diye! Çünkü sizin bugün kazandığınız paraya oynamaya hazır, sizden çok daha yetenekli yabancılar olduğunun farkındasınız.

Birçoğu ikinci lig seviyesinde olan basketbolcularımızın öne sürdüğü tezlerden biri de "Olympiakos, 4 Yunan ile çıkıyor Euroleague maçlarına yaee". Kendi ülkende sana ırkçılık mı yapılıyor arkadaşım? Hak etsen niye oynatmasın koçun seni? 

Takımlarımızın Euroleague'de farklı, Türkiye Ligi'nde farklı rotasyonlar kullanmak zorunda kalması, ciddi şekilde önlerinde engel oluşturuyor. Kadro derinliği konusunda Euroleague'in elit takımlarıyla yarışamıyoruz çünkü Euroleague seviyesinin yakınında bile olmayan Türk oyuncuları kadrolarında bulundurmak zorundalar. 

Oysa ben Türk basketbolcusundan şunu beklerdim: "Tamam, hodri meydan! Yabancı sınırını tamamen kaldırın, biz herkesle rekabet edebilecek seviyede oyuncularız." Bunu demeye cesaretiniz yok, çünkü çalışma disiplininiz kötü. Biliyorsunuz hepinizi denize dökeceklerini. 

Türk basketbolcular samimi olsaydı, arkadaşlarının paraları ödenmediğinde birlik olur, birbirlerine sahip çıkarlardı. "Parası ödenmediğinde kaçıp gidiyor" diye eleştirdikleri yabancı oyuncular kadar karakterli bir duruş sergilemiş olsalar, kendilerinin de paraları günüde yatardı. Oysa o zaman hiçbiri, diğerini düşünmüyordu. 

LeBron James, Kevin Durant, Kobe Bryant seviyesinde oyuncuların bile her yaz oyunlarına yeni bir şey kattığı basketbol dünyasında tembellikleri yüzünden bir yere gelemeyen beleşçi oyuncularımızın yabancı isyanına katılmak ya da benim gibi tepki göstermek sizin elinizde. Ama şunu kendinize bir sorun: "Bu tepkili basketbolcularımızdan hangisi Türkiye dışında birinci lig seviyesinde iş bulabilir?" 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder